Güfte K

HÂFIZ YUSUF EFENDİ / KÜRDÎLİHİCAZKÂR / AKSAK / ŞARKI

Kaldı yollarda bu şeb âşıkının dîdeleri

Anlaşıldı yok imiş sende sadâkat eseri

Dil-pesendim bu mudur ehl-i vefânın hüneri

Anlaşıldı yok imiş sende sadâkat eseri

 

Âşığının gözleri, bu gece yollarda kaldı. Anlaşıldı, sende sadakatin zerresi yokmuş. Gönlümün bağendiği, vefalı olanın hüneri bu mudur? Anlaşıldı, sende sadakatin zerresi yokmuş.

 

TANBURÎ ALİ EFENDİ / SÛZİDİL / AKSAKSEMÂÎ / AĞIRSEMÂÎ

Kani yâd-ı lebinle hûn-i dil-nûş ettiğim demler

Hezârân bülbülü nâlemle hâmûş ettiğim demler

Yanar âteşlere ârâm ü sabrım yâda geldikçe

Seni mest eyleyip ey gül der-âğûş ettiğim demler

Güfte: Nevres

 

Hani, dudaklarının hayaliyle gönlümden akan kanı içtiğim zamanlar? Hani, yüzlerce bülbülü çığlıklarımla susturduğum zamanlar? Sevgilinin hayali hatırıma geldikçe rahatım ve sabrım ateşler içinde kalır. Ey sevgili, hani, seni kendinden geçirip kollarımın arasına aldığım zamanlar?

 

FEHMİ TOKAY / SEGÂH / AKSAK / ŞARKI

Kırdın ümîdimi yıktın şu gönül lânesini

Dil unutmaz ölür ammâ yine bir tânesini

Günler aylar geçecek anmayacaksın adımı

Dil unutmaz ölür ammâ yine bir tânesini

 

Ümidimi kırdın, şu gönül evimi yıktın. Gönül, bir tanesini ölse de unutmaz. Günler, aylar geçecek –belki- anmayacaksın adımı; ama gönül, bir tanesini ölse de unutmaz.

 

ANONİM / GERDÂNİYE / T. AKSAĞI - D. HİNDÎ / SERHAT TÜRKÜSÜ

Kırım’dan gelirim adım Sinan’dır

 

 

Kılıcımın ucu kandır dumandır

 

Kırım’dan gelirim atım araptır

Gizlenme Nemçelû hâlin haraptır

 

Nemçe: Avusturya. Nemçelû (Nemçe’li): Avusturyalı.

 

ŞEMSEDDİN ZİYÂ BEY / HİCAZ / AKSAK / ŞARKI

Kim görse seni aşkına hasr-ı emel eyler

Güller seni çamlar seni mehtâb seni söyler

Sensiz yaşamaz hasta gönül vuslatı bekler

Güller seni çamlar seni mehtâb seni söyler

Güfte: Ahmed Refik Altınay

 

Seni kim görse aşkına tutulup kalır. Güller, çamlar ve mehtap, hep seni söyler. Hasta gönlüm, sensiz yaşayamaz, kavuşmayı bekler. Güller, çamlar ve mehtap, hep seni söyler.

 

FÂİZE ERGİN / ACEMAŞÎRAN / SOFYAN / ŞARKI

Kime hâlim diyeyim kime feryâd edeyim

Kime rüsvây olayım kime şekvâ edeyim

Kime bu dağ-ı derûnum kime ifhâm edeyim

Gülerek gel güleyim kendimi handân bileyim

 

Hâlimi kime anlatayım, kime feryat edeyim? Kendimi kimlerin nazarındarezil edeyim, şikâyetlerimi kime yönelteyim? Kalbimin derinliklerindeki bu ateş kimin içindir, bunu kime bildireyim? Sevgili, gülerek gel ki ben de güleyim ve sevineyim.

 

ŞEVKİ BEY / UŞŞAK / AKSAK / ŞARKI

Kimseler gelmez senin feryâd-ı âteş-bârına

Yandın ey bîçâre dil yandın melâmet nârına

Ye’s-i sevdâ rengi çökmüş gül gibi ruhsârına

Yandın ey bîçâre dil yandın melâmet nârına

Güfte: Avukat Avram Naum

 

Senin ateşler yağdıran feryadına kimse gelmez. Ey çaresiz gönül, sen,  sevgili tarafından azarlanma ateşine yandın. Gül gibi yanaklarını sevda üzüntüsünün rengi kaplamış. Ey çaresiz gönül, sen,  sevgili tarafından azarlanma ateşine yandın.

 

 

ZEKÂİ DEDE / ŞEHNÂZBÛSELİK / YÜRÜK SEMÂÎ / YÜRÜK SEMÂÎ

Kul oldum bir cefâ-kâre cihân bağında gül-femdir

Mecâlim yoktur inkâre firâkı bana mâtemdir

Gönül sevdi o şehnâzı tükenmez işve vü nâzı

Güzellerin ser-efrâzı gören vaslınla hurremdir

Dünya bağının gül dudaklısı fakat eziyeti huy edinmiş sevgiliye kul oldum. İnkâra dermanım yoktur ki ondan ayrılık bana yas gibidir. Gönlüm, gönül çelen nazı ve edası tükenmeyen,  nazın şâhı olan o güzeli sevdi. Güzellerden güzel olan o sevgiliyi gören, ona kavuşmuş gibi sevinir.

 

HACI FÂİK BEY / HÜZZAM / A. AKSAK SEMÂÎ / AĞIR SEMÂÎ

Kurbân olayım gamzene bir kez nazâr eyle

Öldürdü bu aşkın beni def’-i keder eyle

Hicrân odu pek cânıma kâr eyledi yârin

Ey bâd-ı sabâ sûz-i dilimden haber eyle

 

Bakışlarına kurban olayım, bana bir kez olsun bak. Bu aşkın beni öldürdü, kederimi dağıt. Sevgilinin ayrılık ateşi canıma kadar işledi. Ey sabah rüzgârı, sevgiliye gönül yangınımdan haber götür.

 

ENFÎ HASAN AĞA / NİŞÂBUREK / ZENCÎR / BİRİNCİ BESTE

Küşâde sînesi bilmem ki bir sehâsı mı var

Acebdir ol şeh-i hüsnün bize atâsı mı var

Meşâm-ı nefha-i bâd-ı hevâsına tövbe

Dedimse zülfüne misk zan hatâsı mı var

 

O, güzellerin şâhı yakasını açmış, bilmem ki bize bir cömertlik mi gösterecek? Şaşılacak şey, yoksa bir ihsanda mı bulunacak? Onun üflediği arzu rüzgârını koklamak mı, tövbe! Saçları mis gibi kokuyor dedimse, bu hatalı bir hüküm müdür?

 

ŞEVKİ BEY / HÜZZAM / CURCUNA / ŞARKI

Küşâde tâli’im hem bahtım uygun

Aman sâkî bana hiç durma mey sun

Gamım yok zevk u şevkim hadden efzûn

Aman sâkî bana hiç durma mey sun

 

Şansım açık, bahtım uygun. Aman sâki, bana hiç durmadan içki sun. Üzüntüm yok, zevkim ve sevincim sınırlarını aşmış durumda. Aman sâki, bana hiç durmadan içki sun.